Düzce’nin Görünmez Dalgaları: Frekanslardaki Sadakat
Düzce, sabahları sisin üzerinden eksik olmadığı Elmacık Dağları’yla, Karadeniz’in hırçın nemini soluyan ovalarıyla ve her sokağında geçmişin izlerini taşıyan derin hafızasıyla kendine has bir şehirdir. Ancak bu şehrin üzerinde, gözle görülmeyen, elle tutulmayan ama her an orada olan bir ağ daha vardır. Gökyüzünün maviliğinde, bulutların arasından süzülen, binaların üzerinden aşan ve en uzak köylere kadar ulaşan bir ağ: Görünmez dalgalar.
Bizler, DARD81 (Düzce Amatör Telsizciler Derneği) çatısı altında buluşan gönüllüler, bu dalgaların koruyucuları, bu görünmez yolların yolcularıyız. Amatör telsizcilik bizim için sadece bir hobi, bir elektronik merakı ya da teknik bir uğraş değildir; bu, Düzce’ye ve insanlığa adanmış sessiz bir yemindir.
Dağların Ardındaki Ses
Düzce’nin coğrafyası bir telsizci için hem bir meydan okuma hem de muazzam bir laboratuvardır. Bolu Dağları’nın heybeti, Kaplandede’nin silsileleri ve Akçakoca’nın deniz seviyesindeki nemli havası… Her biri telsiz dalgalarının yolculuğunu etkiler. Bir akşamüstü, istasyonunuzun başına geçip telsizinizin düğmesini çevirdiğinizde, hoparlörden gelen o hışırtı (QRN), aslında evrenin kendi sesidir. O hışırtının içinden bir ses cılız ama net bir şekilde yükseldiğinde mesafeler anlamını yitirir: “Burası Düzce, operatör TA2OKG, sesimi duyan var mı?”
Bu çağrı, sadece bir test değildir. Bu çağrı, “Ben buradayım, hazırım ve bağlantıdayım” demenin en samimi yoludur. Amatör telsizcilik, internetin ve uyduların sunduğu o sahte “garanti” dünyasının dışında, tamamen fizik kurallarına, doğaya ve operatörün becerisine dayanan bir sanattır. Bir tel parçasını iki ağaç arasına gererek, iyonosferden yansıyan dalgalarla Japonya’daki bir meslektaşınızla konuşabildiğinizde, teknolojinin en saf halini yaşarsınız.
1999’un Sessizliğinden Alınan Ders
Biz Düzceliler, sessizliğin ne anlama geldiğini en iyi bilenlerdeniz. 1999 yılında, o karanlık gecelerde telefonlar sustuğunda, baz istasyonları devrildiğinde ve modern dünyanın tüm iletişim araçları birer enkaz haline geldiğinde, geriye sadece amatör telsizcilerin o cılız ama kararlı sesleri kalmıştı. İşte DARD81 ruhu, o günlerin küllerinden ve ihtiyaçlarından doğdu.
Bugün bizler, gelişmiş röle sistemlerimizle, dijital haberleşme modlarımızla ve her an göreve hazır mobil ekiplerimizle Düzce’nin üzerinden yükselen o görünmez köprüleri ayakta tutuyoruz. Afet anında herkes sustuğunda konuşacak olan, hatlar kilitlendiğinde yolu açacak olan o frekansların bekçileriyiz. Telsizimizin her mandalına bastığımızda, aslında o günlerin bir daha yaşanmaması ama yaşanırsa da kimsenin yalnız kalmaması için bir nöbet tutuyoruz.
Sabrın ve Dinlemenin İnceliği
Modern dünya bizi sürekli konuşmaya, sürekli bir şeyler paylaşmaya zorluyor. Oysa amatör telsizcilikte ilk kural **”Dinle!”**dir. Frekansı dinlemeden konuşamazsınız. Bir amatör telsizci, sabretmeyi bilir. Güneş lekelerinin döngülerini bekler, atmosferin uygun olduğu o sihirli anı kollar. Bir sinyali yakalamak için saatlerce statik gürültünün içinde odaklanmayı öğrenir.
Bu sabır, bizi daha iyi birer insan yapar. Düzce’nin mahallelerinde, köylerinde ya da dernek merkezimizde bir araya geldiğimizde; sadece cihazları, antenleri veya SWR değerlerini konuşmayız. Biz, bir “Ham” (Amatör Telsizci) olmanın getirdiği o kadim ahlakı, yardımlaşma kültürünü ve nezaketi paylaşırız. Frekanslarda küfür yoktur, siyaset yoktur, ayrımcılık yoktur. Sadece çağrı işaretleri ve insan sesi vardır. Birbirimizi hiç görmesek de, sesimizden kim olduğumuzu, ruh halimizi anlarız.
DARD81: Bir Aileden Fazlası
DARD81, Düzce’nin amatör telsizcilikteki kalesidir. Burası, lehim kokusunun heyecana, anten hesaplarının dostluğa dönüştüğü yerdir. Genç bir kardeşimizin ilk telsiz lisansını aldığında gözlerindeki o parıltı, bizim için en büyük ödüldür. Çünkü biz biliyoruz ki, o genç kardeşimiz sadece bir cihaz kullanmayı öğrenmiyor; o, toplumuna hizmet etme bilincini, acil durum yönetimini ve teknik disiplini kazanıyor.
Düzce’nin her köşesine yayılan gönüllülerimizle, sadece afetlerde değil, her türlü sosyal sorumluluk projesinde de yer alıyoruz. Çünkü telsizcilik, topluma dokunmanın bir yoludur. Dağda kaybolan bir canın bulunması için kurulan o geçici haberleşme ağı, bir spor organizasyonunda sağlanan koordinasyon veya bir okulda çocuklara telsiz dalgalarıyla dünyanın öbür ucuna nasıl ulaşılacağını öğretmek… Bunların hepsi Düzce’nin o görünmez dalgalarının birer parçasıdır.
Geleceğe Uzanan Antenler
Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Akıllı telefonlar, 5G sistemleri, uydu internetleri… Peki, amatör telsizcilik tüm bunların neresinde? Cevap çok basit: Amatör telsizcilik, tüm bu sistemlerin kalbindeki “temel”dir. Elektrik kesildiğinde, internet çöktüğünde veya uydular devre dışı kaldığında; bir amatör telsizci, cebinden çıkardığı bir pille ve bir tel parçasıyla dünyayı yeniden birbirine bağlayabilir.
Düzce gibi stratejik bir noktada, biz DARD81 üyeleri olarak teknolojiyi sadece tüketen değil, onu eğip bükerek çözüm üreten bireyler olmaya devam edeceğiz. Gençlerimizi bu sihirli dünyaya davet ediyoruz. Gelin, ekranların sığ dünyasından çıkıp, radyo dalgalarının o sonsuz okyanusuna yelken açın. Kendi anteninizi kurmanın, kendi cihazınızı tamir etmenin ve ilk anonsunuzu yapmanın verdiği o eşsiz tatmin duygusunu yaşayın.
Son Söz: Frekanslarda Buluşalım
Düzce’nin akşam serinliğinde, balkonunuzda veya aracınızda telsizinizin ışığı yanıyorsa, yalnız değilsiniz demektir. Şehrin her yerinde, o görünmez dalgaları takip eden, kulaklığı takmış ve bir çağrı bekleyen dostlarınız var.
Bizim hikayemiz, sadece teknik bir başarı öyküsü değil; bir şehre duyulan sevdanın, insana verilen değerin ve zor anlarda “buradayım” diyebilme cesaretinin hikayesidir. DARD81 olarak, Düzce semalarını frekanslarımızla süslemeye, şehrimizin güvenliğine ve sosyal dokusuna katkı sunmaya devam edeceğiz.
Bir gün bir frekansta, sisli bir sabahın sessizliğinde veya yıldızlı bir gecenin derinliğinde sesimi duyarsanız, mandal basmaktan çekinmeyin. Çünkü biz, bu dalgaların üzerinde koca bir aileyiz.
Düzce’den tüm Türkiye’ye ve dünyaya en derin saygılarımla…
73



1 yorum